Rahim ve Rahim Ağzı Operasyonları


Çeşitli rahim ve rahim ağzı operasyonları bulunmaktadır. Bunlar kadınları rahim ve rahim ağzı hastalıklarından korumak için uzman hekimler tarafından uygulanan müdahalelerdir. Serviksin vajinal kısmının plastik cerrahisi eski lateral servikal rüptürler için en yaygın cerrahi tekniğidir. Operasyonun tekniği aşağıdaki gibidir.
Rahim ağzı aynalarda açığa çıkar. Ön ve arka dudakları kurşun forseps ile alınır. Servikal kanalın mukoza zarının kenarı boyunca bir kesi yapılır. Kesi, gerekirse yakut doku eksizyonu ile 1 cm derinliğe kadar yapılmalıdır. Bundan sonra dikişler, ilk sıra servikal kanalı oluşturacak ve ikincisi vajinanın yanından serviks üzerine yerleştirilecek şekilde uygulanır.
İki taraflı bir yırtılma ile operasyon her iki tarafta gerçekleştirilmektedir. Servikal kanalın polipinin çıkarılmasında ise serviksin ön dudağı kurşun forseps ile kavranır. Önemli bir polip boyutu ile tabanda kesişir, küçük olanlarla, bir forseps veya kürtaj ile yakalanır ve alet bir yönde döndürülerek vidaları açılır. Servikal kanalın mukoza zarının ve polip yatağının bir küret ile kazınması zorunlu bir durumdur.

Rahim ağzı amputasyonunda ise yapılacak uygun tedaviden sonra serviks aynalarla açığa çıkarılır, ön ve arka dudaklar kurşun forseps ile tutulur ve serviks vajina girişine indirilir.
Serviksi indirmeden önce, uzun arka ayna kısa olanla değiştirilir, çünkü uzun olan serviksi vajinanın derinliklerine iter, bu da cerrahın manipülasyonlarına müdahale eder. Rahim boşluğunun uzunluğu prob kullanılarak ölçülür ve rahim ağzının çıkarılacak kısmı işaretlenmektedir.
Bir neşter, serviksin vajinal kısmı boyunca simetrik olarak disseke edilmektedir. Kesi servikal kanaldan lateral arklara doğru her iki yönde yapılmaktadır. Rahim ağzının vajinal kısmı iki kısma ayrılmaktadır. Boynun ön yarısı, servikal kanalın mukoza zarının kesisi, kamanın dış kısmından 1.5-2 mm daha derin olacak şekilde kama şeklinde kesilir ve vajinal mukoza yukarı doğru hafifçe ayrılmaktadır.

Bu nedenle, dış farenks kolayca oluşur ve gelecekte ektropion oluşmamaktadır. Emilebilir sütür materyali ile üç ayrı sütür kullanılarak serviksin ön dudağının kama şeklindeki bir bölümünden sonra servikal doku iç os bölgesine dikilmektedir. İlk dikiş, orta hat boyunca, iğneyi vajinal forniksin mukoza zarının yanından enjekte ederek ve servikal kanalın mukoza zarından dışarı iterek uygulanmaktadır.
Bu sütür tutucu olarak kullanılarak, vajinal kubbenin mukoza zarının yanından bir iğne enjekte edilerek kenarlarına biraz radyal olarak iki sütür yerleştirilir. Daha sonra arka dudak kama şeklinde kesilir. Dikişler, serviksin ön dudağına uygulananla aynı şekilde uygulanır. Tüm ilmekler uygulandıktan sonra bağlanır ve klemp üzerine alınır. Daha sonra insizyonun yan kısımları dikilir.
Salamuranın dış köşesine bir Kocher klemp uygulanır ve yara bu klemp ve merkezi dikişlerle gerdirilir, yan dikişler bir taraftan diğerine uygulanır ve bağlanır.

Ligatürler kesilir, idrar kateter yoluyla serbest bırakılır ve vajina boşaltılır. İşlem bu şekilde sonlandırılmaktadır. Sturmdorf'a göre serviksin koni şeklindeki amputasyonunda ise mermi forseps ile serviks vajina girişine indirgenmektedir. Etkilenen bölgenin sınırının 1 cm yukarısındaki vajinal mukozada dairesel bir kesi yapmak için bir neşter kullanılmaktadır.
Sivri uçlu bir neşter iç farenkse doğru bir koni şeklinde eksize edilir ve etkilenen serviksin bir kısmı, servikal mukoza, kas dokusu ve servikal kanalın önemli bir kısmı çıkarılmaktadır. Serviksin vajinal kısmının mukoza zarı, kas dokusundan 1.5-2 cm veya daha fazla bir neşter ile ayrılır, böylece kenarı çekilebilir ve servikal kanalın mukoza zarının kenarına bağlanabilir.
İlk dikiş, serviksin vajinal kısmının insizyonun ön kenarından 1 cm uzaklaşarak gerçekleştirilir İpliğin her iki ucu, servikal kanaldan servikal kanaldan delinmiş olan ayrı iğnelere geçirilir. oluşturulan huni içindeki kas duvarı dışarı ve vajinal kısmın mukoza zarından geçerek, insizyonunun kenarından 2-2, 5 cm geri çekilir.
Gerekirse mesane yukarıya doğru istenilen mesafeye kadar ayrılır. Sütür bağlanırken ayrılan vajinal mukoza hem ön hem de arka yara yüzeyini örtmelidir.


Rahim ve Rahim Ağzı Hastalıkları Nelerdir?

Rahim denilen yapı kadın bedenindeki en güçlü organlardan biridir. Farklı yönlere doğru yerleşen pek çok kas dokusu üst üste gelerek rahmi sarmaktadır. Doğum sürecinde muazzam bir baskı ile bebeği itmeye hazırdır ve bu baskı, vücuttaki herhangi bir organın yapabileceğinden çok daha fazlasını oluşturmaktadır.
Rahim ağzı kanseri ise yani serviks, kadınlarda yaygın olarak görülen ama aşı ile önlenebilen ender kanserlerden birisidir. Tedavide en önemli faktör erken fark etmek yani erken teşhistir, erken evrede iyileşme oranlarını yüzde doksana kadar yükselmiş görülmektedir. Rahim ağzı kanseri erken teşhisi için en iyi yol düzenli smear testleri yaptırmaktır.
Tedavi gecikirse rahim ağzı kanseri derindeki hücre tabakalarını etkileyebilir veya diğer organlara yayılarak onlara hasar verebilir. Hastalık ne kadar ilerlemiş ise iyileşme oranı o kadar düşüktür.
Bu nedenle doğru bir şekilde sık rutin muayeneler önerilmektedir. Rahim ağzı kanserinin genellikle kanser öncesi belirtisi yoktur. Rahim ağzı kanseri belirtileri çıktığında ise kanser hücreleri genellikle zaten yayılmıştır. Sık rastlanan belirtiler; vajinal kanama, anormal vajinal akıntı, pelvik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı veya lekelenmedir.
Rahim ağzı kanserinin nedeni ise HPV yani insan papilloma virüsüdür. Rahim ağzı kanseri belirtileri olarak vajinal kanamalar, beklenmeyen anormal vajinal akıntı, pelvik ağrı ve cinsel ilişki sırasında ağrı veya lekelenme olarak söylenebilmektedir.

Rahim Ağzı Kanseri

Uterusun vajinaya bağlanan alt bölümünde ortaya çıkar. Rahim ağzı kanseri jinekolojik bir kanser çeşidi olan rahim ağzı (serviks) kanseri, cinsel yolla bulaşan insan papilloma virüsü (HPV) virüsü sebebiyle ortaya çıkan bir kanser çeşididir.
Rahim ağzı kanseri özellikle otuz ile elli yaş aralığında ve cinsel yaşamı aktif olan kadınları risk altında tutar. Erken tanı ve teşhis yöntemleriyle tedavisi mümkün olan bir hastalık türü olmasına rağmen, ölüm oranı bakımından hala dünyanın en ölümcül kanser çeşitleri arasında yer almaktadır.
Bu nedenle düzenli ve sistemli kontrollerin yapılması gerekmektedir. Genel olarak veri sonuçlarına bakıldığında hastalarda tek tedavi cerrahi müdahaledir. Rahim kanseri genellikle rahim ve serviksin (total histerektomi) fallop tüplerinin yumurtalıklarla birlikte alındığı ameliyatla tedavi edilmektedir. Kullanılan çeşitli pek çok tedavi yöntemi bulunmaktadır.
Bunların bir kaçı beraber kullanılabileceği gibi hastanın ve hastalığın durumuna göre doktor tarafından değerlendirilerek, değerlendirilmelere göre karar verilir. Örneğin radyasyon tedavisi denilen tedavi yöntemi rahim kanseri için hastalığın tekrarlama, yeniden nüksetme olasılığını önlemek için ameliyattan sonra ek bir tedavi olarak genel olarak kullanılmaktadır.
Bu yapılan tedaviye adjuvan tedavi de denir. Kişinin genel sağlığı veya sahip olunan hastalıklar nedeni ile ameliyat yapılamıyorsa, tek tedavi olarak radyoterapi tercih de edilebilir. Bir diğer tedavi yöntemi ise hormon tedavisidir. Hormon tedavisinde ise bilinmektedir ki östrojen ve progesteron gibi hormonlar vücutta doğal olarak üretilen hormonlardır. Hücrelerin büyümesini ve aktivitesini kontrol etmeye yardımcı olurlar.

Rahimdeki bazı kanserler türlerinin büyümesi östrojen veya progesterona bağlı olmaktadır. Bunlar hormona bağımlı veya hormona duyarlı kanserler olarak bilinir ve bazen hormon tedavisi ile tedavi edilebilir.
Yayılan veya tekrarlayan (nüks eden) rahim kanseri için, hormon tedavisi önerilebilmektedir. Çeşitli nedenler ile ameliyat yapılamıyorsa ilk tedavi olarak kullanılabilir. En çok bilinen tedavi yöntemi olan kemoterapi kanser hücrelerini yok etmek, yayılmasını önlemek veya gelişim hızını yavaşlatarak engellemek amacıyla kullanılan ilaçlardır.
Kemoterapinin asıl amacı, sağlıklı hücrelere mümkün olan en az zararı vererek kanser hücrelerini ortadan kaldırmak, yok etmektir. Tedaviler sırasında yumurtalıklar alınırsa hastalar adet göremezler.
Kadınlar için genellikle menopoz kırk beş ile elli beş yaşları arasında başlayan doğal bir süreçtir. Daha öncesinde yumurtalıkların alınması ile menopoza girerseniz bu sizin için özellikle menopoz belirtileri açısından daha sancılı geçebilmektedir.
Yapılan cerrahi operasyon işlemleri ile rahim alındığı zaman çocuk sahibi olmanız imkansız hale gelmektedir. Bunu yanı sıra ayrıca yapılan ameliyata bağlı olarak kadınlarda idrar kaçırma gibi kadın hastalıkları idrar sorunları yaşayabilme ihtimaliniz de vardır.
Doğru sürece karar vermek ve tüm ihtimallerden haberdar olmak için doktorunuz ile görüşmeniz gerekmektedir.