Koterizasyon İşlemleri


Koterizasyon işlemlerinde elektrik sayesinde oluşan ısı kullanılarak genital siğillerin çıkarılması, rahim ağzı yaralarının yok edilmesi amaçlanmaktadır. Buna aynı zamanda koter işlemi de denmektedir. Elektrokoter uygulaması lezyonları yakmak, kurutmak ve yok etmek için kullanılmaktadır. Hasar görmüş veya ölü halde bulunan dokuyu yok etmek için, yüksek frekanslı elektrik akımından yararlanılmaktadır. İğne benzeri bir alet veya prob, genellikle düşük voltajlı bir elektrik akımı ile ısıtılmaktadır. Sıcak uç, dokuyu veya istenmeyen hücreleri yakmak için kullanılmaktadır Serviks adı verilen rahim ağzında yara meydana geldiği zaman koterizasyon tedavisi yöntemiyle yakma işlemi gerçekleştirilir. Bu yöntem oldukça yaygın olarak uygulanmaktadır.
Hastanın rahim ağzındaki yaranın yakılarak tedavi edilebilmesi için öncelikle pap smear testinin yapılmış olması gerekmektedir. Pap smear testi sonucu olumlu çıkarsa hastaya koterizasyon işlemi uygulanabilir. Hastanın pap smear testi sonucu negatif olarak değerlendirilirse bu durumda rahim ağzına koterizasyon tedavisi uygulanmamaktadır. Rahim ağzında meydana gelebilecek herhangi bir yaraya karşı çok sık bir şekilde uygulanan bir tedavi yöntemi olma özelliği taşımaktadır. Genellikle rahim ağzında yara tespit edilen anne adaylarında smear testi uygulanır ve sonuçların normal çıkması sonucu yara yakma koterizasyon uygulaması gerçekleştirilebilmektedir.
Bu işlem çok büyütülecek bir işlem değildir ve jinekolojik muayene masasında 5 dakikalık bir operasyon ile uygulanabilecek bir işlemdir. Bu nedenle de sık tercih edilen uygulamalar arasında yer almaktadır. Genel olarak yapılan müdahalede hasta hiç bir şey hissetmez ve bu nedenle genel veya lokal anestezi uygulamalarına da gerek olmamaktadır. Bunun yanında ayrıca yara yakma işlemi için ameliyathanenin kullanılmasına da gerek yoktur, bu basit operasyon genellikle muayenehanede uygulanabilecek bir işlemdir.
Operasyon başladığında ilk olarak hastanın rahim ağzını incelemek üzere ameliyat masasına yatırılması gerekir ve burada serviks incelenerek tanı konulur ve ardından kalem ucuna benzeyen koter aleti yardımıyla işlem gerçekleştirilir. İşlemin ardından koter aleti çıkarıldıktan sonra hasta derhal normal yaşantısına dönebilecek seviyeye ulaşır ve operasyonun hiç bir izi kalmadan günlük aktivitelerine devam edebilir. Ayrıca operasyon sırasında veya sonrasında kesinlikle hiç bir ağrı veya başka bir şikayet meydana gelmemektedir.

Koterizasyon Uygulamasının Aşamaları

Yapılan işlem öncesinde hastaneniz sizden bir onay formu imzalamanızı isteyebilir. Onay formu; doktorunuzun size belirli testler, işlemler yapma izni veren yasal bir kâğıttır. Doktorunuz, siz formu imzalamadan önce tedavinin riskleri ve yararları hakkında size detaylı olarak bilgi vermelidir.
Bu form genel olarak yapılan bir değerlendirmeden sonra da imzalanmaktadır. İşleme başlamadan önce koterizasyon işleminin uygulanacağı bölge temizlenir ve steril hale getirilmektedir.Belirlenen anestezi yöntemi uygulanır.
Eğer daha önceden anestezi ilaçlarına karşı alerji durumunuz oluştuysa, bunu daha doktorunuza bildirmeniz gerekmektedir. Koterizasyon yapılacak hasta şayet genel anesteziyle uyutulmuyorsa, işlemin ameliyathanede yapılmasına gerek yoktur. Doktorun muayenehanesinde kolaylıkla uygulanabilmektedir.
Eğer rahim ağzı yarası sebepleriyle bu tedavi uygulanıyorsa, rahim ağzını daha net görüntülemek için vajinaya bir spekulum yerleştirilir.Siğilin veya yaranın üzerine ince, iğne benzeri sıcak uca sahip bir alet konulur. İstenmeyen hücreler, onları yakan ısı ile yok edilmektedir.. Eğer şüpheli bir oluşum varsa, çıkarıldıktan sonra incelenmesi için patoloji laboratuvarına gönderilmektedir.
Tedavinin süresi, uygulanan işleme göre değişkenlik gösterir. Rahim ağzı yaralarının tedavisi 5-10 dakika, siğillerin yok edilmesi ise birkaç dakikada gerçekleşir. Ne kadar çok siğil varsa, tedavinin süresi de uzayacaktır. İşlem bittikten sonra bölge, bir bandajla örtülmektedir.


Koterizasyon işlemi bittikten sonra ve aynı zamanda lokal anestezinin etkisinin de geçmesiyle birlikte, hasta normal yaşantısına geri dönebilmektedir. Uygulama yapılan bölgenin kuru ve temiz tutulması çok önemlidir. Eğer bandaj kullanıyorsanız, bandajınızı belirli aralıklarla değiştirmeniz gerekmektedir.
Koterizasyon yapılan yerin üzerinde kısa süreliğine bir kabuk oluşması ve kabuğun dökülmesiyle birlikte iz kalması doğaldır. Böyle bir durum sizi korkutmasın, yine de her türlü belirti için doktorunuz ile iletişim halinde olmanız önemlidir. Genital siğiller, işlemden birkaç gün sonra iyileşir. Rahim ağzı yarası tedavisinde ise bu süre birkaç haftayı bulabilmektedir.
Genital bölgedeki siğiller için tercih edilen koterizasyon işlemi aynı zamanda genital bölgedeki nasır gibi deri problemlerinde de uygulanabilmektedir. Ölü derinin vücuttan uzaklaştırılması için koterizasyon işlemi uygulanır. Bu sayede hasta herhangi bir acı ya da ağrı duymadan nasırlı bölgeden kurtulabilmektedir. Koterizasyon işlemi hemen her hastanede uygulanabilen bir yöntemdir.
Bunun için uygun muayene koşullarına sahip bir merkez tercih etmek doğru olacaktır. Koterizasyon işlemi, yetkisi olmayan kişi ya da merkezler tarafından uygulandığı takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.
Bu nedenle işlemi uygulayacak olan hekimin tecrübeli ve merkezin yeterli donanıma sahip bir yer olduğundan emin olmak gerekir. Kısa süren ve kolay bir operasyon olsa da işin uzmanı tarafından uygulanması gerektiği unutulmamalıdır.

Koterizasyon Tedavisi Sırasında Nelere Dikkat Edilmesi Gerekmektedir?

Yapılacak olan bu müdahale sürecinde işlem yapılacak olan bu hastaya herhangi bir anestezi uygulanmadığı için anesteziye bağlı gelişebilecek komplikasyonlar görülmemektedir. Bu da işlemin avantajları arasında yer almaktadır. Yapılmış olan operasyondan hemen sonra hasta ayağa kalkabilir ve günlük ihtiyaçlarını görebilir.
Bu nedenle işlem sık tercih edilen operasyonlardan olmaktadır. İşlem sonrasındaki on ile on beş günlük süreçte kanlı, sulu bir akıntı görülebilir. Bu durumda hijyenik bir ped kullanılması önerilir. Bu durumun olası olduğu bilinmeli ve büyük endişeler yaşanmamalıdır. Hastalar, koterizasyon işleminden sonra kesinlikle tampon kullanımı yapmamalıdırlar.
Tampon kullanımı sakıncalı olmaktadır. Bu kanlı sulu akıntı kimi zaman pembe ya da beyaz şekilde de görülebilmektedir. İşlem sonrasındaki ilk bir ay cinsel ilişkide bulunulmaması gerekir. Cinsel yaşam bir süre bekletilmelidir. Bir ayın sonunda mutlaka kontrole gidilmesi gerekmektedir. Koterizasyon işlemi sırasında hastalar genellikle acı ya da ağrı hissetmemektedir.
Operasyon sonrasında eğer gerekli görülürse ağrı kesici alınması mümkün olmaktadır. Bu konuda doktorunuz size uygun bir ağrı kesici reçete edebilmektedir. Eğer ki beklemediğiniz şekilde bir kanama, akıntı ya da şiddetli bir ağrı varsa vakit kaybetmeden doktoru bu durumdan haberdar etmeniz gerekmektedir.
Çünkü çeşitli riskler doğurabilir, yapılan erken müdahale sonuçların ciddi olmaması için etkili olmaktadır. Koterizasyon uygulamasından sonra hastanın dikkat etmesi gereken bir takım faktörler ve olası durumlar söz konusudur.

Kişi, bunlara dikkat ederek koterizasyon işlemi sonrasında doğabilecek risklerin azaltılmasını sağlayabilmektedir. Koterizasyon işlemi sonrasında dikkat edilmesi gereken maddeler olarak şunları sıralayabiliriz. İşlem sonrasında doktorun vermiş olduğu kontrol gününe vaktinde gidilmesi gerekmektedir. Bu şekilde işlemin doğru zamanda, doğru tekniklerle değerlendirilmesi alınabilmektedir. Genital bölgenin hijyenine ve bakımına özen gösterilmesi gerekir.
Doktorun vermiş olduğu kremler kullanım talimatına uygun olarak kullanılmalıdır. İlaç kullanımı konusunda doktor tavsiyesinin dışına çıkılmamalıdır. Pap smear testinin rutin olarak uygulanmasına özen gösterilmelidir. Beslenme düzenine dikkat edilmesi de önemli bir husustur. Ağır yiyeceklerden ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak her zaman faydalıdır. Cinsel ilişki için tedaviden sonra en az 1 ay beklemeye özen gösterilmelidir. Bağışıklık sistemini güçlendirecek besinler tüketmek gerekmektedir. Bu süreçte doktorun verdiği tüm önerilere uyulması gerekmektedir. Olası ciddi bir risk ile de karşılaşmamak için doktorunuzun yasakladığı durumlardan uzak durmanız gerekmektedir.