Doğuma Hazırlık Eğitimlerimiz


Gebelik süresince yaşanan psikolojik – fizyolojik problemler, yüksek stres oranı, hormonal sistemdeki düzenlemeler; doğum süreci ve bebek üzerinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. Hamilelikte oluşan olumsuz ve negatif sonuçları, endişeyi, stresi azaltmak , önlemek ve sonuçları iyileştirmek adına doğuma hazırlık eğitimi gibi birtakım bilgilendirmelerin yapıldığı çalışmalara yön vermektedir.
Doğuma hazırlık eğitiminin pek çok önemi vardır bunlardan bazıları şöyledir; kadının doğum hakkında tamamen bilinçlendirilmesi, doğum gerçeğinin kabullenebilmesi, tercihlerin belirlenmesi ve istenilen ya da uygun görülen doğum yönteminin nasıl gerçekleştirileceğinin öğrenilmesi ebeveyn adaylarındaki kaygıyı ve endişeyi azaltmaktadır. Eğitimde doğum sürecini kolaylaştırabilen masaj ve egzersiz gibi teknikler uygulamalı bir şekilde anlatılır. 

Huzur, sakinlik, içsel canlılık bulabilmeye, doğumun her aşamasında anneyi ve babayı desteklemek üzere tasarlanmış çeşitli teknikler sağlamaya, doğum aşamasından geçişe doğru ilerlerken güçlü duyumlar ve bilgiler elde edinmeye yardımcı olur. Çiftlerin eğitimine birlikte katılmasıyla beraber, bu dönemde gereken sağlıklı iletişimin ve desteğin önemi gösterilmektedir. Yeni beceriler ve özgüven kazanmaya, doğum deneyiminden ne istenildiğini keşfetmeye olanak tanır. Hamilelik döneminde hem fiziksel hem de zihinsel yönden sağlıklı olmanın gereklilikleri anlatılır.
Olabilecek her türlü faktöre karşı hızlı kararlar vermenin ve esnek planlar yapmanın önemi hakkında bilgi sahibi olunmaktadır. Ebeveyn ve bebek arasında kurulabilecek iletişim hakkında fikir sahibi olunur ve detaylandırma yapılır. Hamilelikten ebeveynlik sürecine olan geçişin daha sağlıklı olabilmesi adına gereken ipuçları ve pratik bilgiler paylaşılır. Doğum hazırlık eğitimi almanız doğumdaki kadın ve bebek haklarınızı öğrenmenizi, sağlıklı ve güvenli bir şekilde doğuma götüren 6 uygulamayı öğrenmenizi, doğum korkularınızdan ve endişelerinizden kurtulmanızı, doğum tercihlerinizi belirleyecek yeterliliğe ulaşmanızı, nefes ve gevşeme egzersizleri ile daha sağlıklı ve kolay bir doğum süreci geçirmenizi, iaç dışı rahatlatıcı tekniklerle daha kolay doğum yapılabilmesini, doğumda müdahale oranlarınızın azalmasını, babalar olarak kurstaki bilgilerin verdiği güvenle daha aktif ve olumlu görev almanızı, doğar doğmaz bebekle ten tene temasın aşamalarını öğrenip güvenle uygulamanızı ve doğumdan sonra keşkelerinizin en az miktarda olmasına katkı sağlar.

 


Doğum Öncesi Psikoloji Nasıl Olmalıdır?

Hamilelik denilen bu dönemin en önemli psikolojisi sabırsızlıktır ve belirsizliktir. Beklemek, merak etmek, kavuşmak istemek olumlu faktörlerdendir. Sabırsızlık, dayanamamak, kurtulmak istemek ise olumsuz olan faktörler olarak verilebilir. Yaşanan hamilelik sürecinin nasıl geçtiği, gebeliğin bitmesini isteyip istememesi, bebeğin istenip istenmemesi, doğum sonrası hayat ile ilgili tedirginliklerin derecesi, eş, aile, maddiyat, kariyer ve buna benzer durumlar ile ilgili yaşanan değişiklikler bu doğuma yakın dönemin nasıl bir kalitede geçeceğini ve nasıl bir süreç halini alacağını belirlemektedir. Hamilelik boyunca yapılan doğuma hazırlık ve sağlıklı süreç çalışmalarının tümü ( nefes, rahatlama, yoga, telkin , olumlama, meditasyon vs ) doğum öncesi psikolojisini de etkileyecektir.

Yaşanacak bu dönemde sadece anne adayının değil başta eş olmak üzere tüm ailenin ve doğum takımının da bu konuda olumlu anlamda tüm desteği vermesi süreci daha olumlu etkileyecektir. Sağlıklı seyreden az riskli gebeliklerde doktorun anne ve baba adayının tercihlerine çok dikkat etmesi, bebeğin nasıl ve ne zaman gelmek istediğine saygı duyulması, gebenin ebesi ve mümkünse doğum psikoloğuyla çalışmalarını arttırması süreç ve aile açısından daha olumlu sonuçlar doğuracaktır. Anne ve baba adayı doğuma yaklaşırken hem doğumun fizyolojisi ile ilgili hem de alacakları sorumluluklarla ve üstlenecekleri rollerle ilgili bilgi sahibi olmalı ve doğum takımıyla bu noktada beraber hareket etmelidir.
Bu dönemde fizyolojik dinlenme kadar psikolojik destek de çok önemlidir. Arkadaş ve aile çevresinden 'daha doğurmadın mı' mesajlarının kesilmesi, eşin bu konuda aracı olup destek vermesi ve anne adayının bebeğiyle tam ve devamlı bağlantı içinde olması çok önemlidir. Anne ve baba adayı çeşitli sosyal etkinliklerle stres atmalı ve yürüyüşler ile sağlıklı durumu desteklemelidir. Fakat bu durum özellikle anne adayı için yorucu ve sağlığını tehlikeye atacak şekilde yorucu ve ağır etkinlikler ile yorucu ve ağı egzersizler olunmaması gerektiği bilinmelidir. Ayrıca sanılanın, düşünülenin aksine, doğum öncesi depresyon sadece anne adaylarına has bir durum değildir. Tipik olarak kadınlarda, erkeklerden daha fazla görülse de baba depresyonu, annenin hamilelik dönemi duygu-durumunu önemli ölçüde etkilemekte ve çocuklarda birtakım davranışsal/duygusal ve psikiyatrik sorunlara sebebiyet verebilmektedir.

Doğum Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

Pek çok ailenin en büyük isteklerinden biri olarak bilinen çocuk sahibi olmak heyecan verici bir süreç olduğu kadar aynı zamanda dikkat edilmesi gereken, hassas bir dönem olma özelliği taşımaktadır. Hemen hemen tüm kadınlar hamile kaldıktan sonra günlük hayattaki rutin alışkanlıklarının bazılarından vazgeçmek durumunda kalabilirler. Sağlıklı beslenmek, stresten uzak durmak, kilo vermek gibi hem anne hem de doğacak bebek sağlığı için dikkat edilmesi, önem verilmesi gereken bir çok konu bulunmaktadır. Hamilelik döneminde dikkat edilerek yapılması gerekenler yerine getirildiğinde, annenin rahat bir hamilelik geçirmesini sağlayacağı gibi bebeğin gelişimini de olumlu yönde etkileyecektir.
Anne adaylarının doğum öncesinde dikkat etmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir: Vücudun yeteri kadar dinlenebilmesi için günde 7 ila 9 saat arasında uyumak gerekmektedir. Pamuklu ve yüksek belli iç çamaşırları ve göğüsleri rahat ettirecek sütyenler tercih edilmelidir. Sentetik kumaşlar yerine pamuklu ve bol kıyafetler tercih edilmelidir. Beli sıkan kemerlerden ve pantolonlardan uzak durulması daha sağlıklıdır.
Araba, otobüs ve tren yolculuklarını altı saatten az tutmak olası risklerin önüne geçecektir. Uçak yolculuğu için doktordan onay alarak seyahat gerçekleştirmemek gereklidir. Çoğul gebelikte altıncı aydan sonra cinsel ilişkiden uzak durulması gerekir. Yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalı daha sade ve fresh beslenilmelidir. Buhar banyosu, sauna, jakuzi gibi aşırı sıcak ortamlara girmemek anne ve bebek için sağlıklı olacaktır. Ağır kaldırmamak ve yorucu hareketlerden kaçınmak riskler konusunda önleyici olmaktadır. Özellikle iş ortamında stresten uzak durmak anne ve bebeği strese karşı korur. Yüksek topuklu ayakkabı giyilmesi risk faktörleri yaratacak bir durumdur ve uzak durulmalıdır. Röntgen gibi radyasyon yayan görüntüleme cihazlarından kaçınmak anne bebek sağlığı ve ilk dönemlerde bebek gelişiminin sağlıklı olması açısından önemlidir. Hasta olan kişilerle yakın temasa geçmemek gereklidir. Doğumu kolaylaştırmak ve kasları güçlendirmek adına eğitmen gözetiminde egzersiz yapılmalı ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. Hem bebek hem de anne sağlığı için çok fazla kilo almamaya dikkat edilmelidir, doktor tarafından önerilen bir beslenme listesi kullanması önerilir. Sadece doktorun önerdiği ilaçları ve vitaminleri kullanmak gereklidir, çok gerekli olmadıkça ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.
Kedi kumu temizlememek ve kedilerden mümkün olduğunca uzak durmak gereklidir. Sağlıklı ve besleyici ürünler tüketmek bebek gelişimi açısından önem taşımaktadır. Bebeğin beyin gelişimi için omega-3 kaynaklı balıklar tüketmek de gerekmektedir. Kılıç, kiremit, kral balığı gibi yüksek cıva içeren balıkların yenilmemesi tavsiye edilir. Kabızlığın önüne geçmek, sindirimi kolaylaştırmak ve toksinleri atmak için günde en az 2 litre su içmek önemlidir. Sigara ve alkol kullanmamak ve kullanılan ortamlardan kaçınılması önerilmektedir. Aşırı kahve, çay, gazlı içecek ve çiğ süt tüketmemek gerekmektedir. İşlenmiş gıda ve doymuş yağ sağlıksız olduğu için tüketmemek gereklidir.